Genel

GIDAMIZ İÇİN YENİ BİR BAŞLANGIÇ

24 Mart 2020
https://www.dunyasaati.org/wp-content/uploads/2020/03/Yeşil-Nesil-12.jpg

7,57 milyar olan dünya nüfusunun 815 milyonu açlık ve yetersiz beslenme ile mücadele ederken 1,3 milyar ton gıdanın çöpe gittiğini biliyor muydunuz? Bunun sebebi, insan için üretilen tüm gıdanın üçte birinin gıda atığı olması. Içinden geçtiğimiz corona virüs salgını süreci gıdaya erişimimizin, israftan uzak bilinçli tüketimin ne denli hayati olduğunu hepimize hatırlatıyor. Tüm insan faaliyetlerini tekrar düşünme zamanı. Otel, restoran ve yeme-içme sektöründe israf rakamlarına birlikte göz atmak ister misiniz?

  • 1 restoran su servisinde sürahiye geçse, yılda 10 bin adet cam ve plastik şişe attığını engelleyebilir.
  • 1 restoran porsiyon büyüklüğü ve garnitür seçimini müşteriye bıraksa, 1 yılda tabaktan dönen 4 ton atığı
  • 1 restoran paketli şekerlerden vazgeçerse, İstanbul’da bu yüzden çöpe giden yıllık 250 ton kağıt ve1000 ton şeker attığını
  • 1 restoran gereksiz tabak değişimi yapmazsa yılda 15 ton su tasarrufu sağlayabilir.

Yukarıda bahsedilen rakamlar tekil olarak bakıldığında küçük görünsede kümülatif etkisi düşünüldüğünde sonuçlar azımsanmayacak düzeyde. Boğaziçi Üniversitesi’nin “Yeşil Kampüs” uygulamasından etkilenerek başlattığımız “Yeşil Nesil Restorancılık” projesiyle topladığımız veriler, gerçekleştirdiğimiz her hareketin doğada ne denli büyük izler bıraktığını açıkca gösteriyor.

Yeşil Nesil Restorancılık projesi çercevesinde bir restoran zincirinde:

  • Menüler esnek hale getirildi ve aylık 13 bin porsiyon garnitürün çöpe gitmesi önlendi.

  • Tuz, karabiber ve şekerde tek kullanımlık paketlerin yerine dökme ürüne geçilerek yıllık 600 kilo, Amerikan servislerin ve tepsi altlıklarının da kaldırılmasıyla yıllık 3,8 ton kağıt tasarrufu sağlandı.
  • Sadecedört restoranda, 10 ayda 17 bin 20 litre atık yağın doğal kaynaklara karışarak temiz suları kirletmesi engellendi. Böylece dört kişilik yaklaşık 57 bin 500 hanenin bir yıllık tüketimine eşit miktarda suyun kirlenmesi önlendi.

Çok basit adımlarla yeme-içme sektöründeki tüm aktörler benzer çıktıları elde edebilir.

Gıda üretimi (bitkisel, hayvansal üretim ve su ürünleri üretimi) günümüzde doğayı koruma karşısındaki en büyük tehditlerden biri olarak görülmekte. Uluslararası Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi’ne göre biyolojik çeşitlilik kaybının yüzde 70’i gıda üretimi kaynaklı ve küresel gıda talebimiz, tüm ekolojik ayak izimizin yüzde 26’sını oluşturuyor. Aynı zamanda dünyadaki tatlı su kaynaklarının yüzde 69’u gıda üretimi için kullanılıyor.

Peki biz gıda kaynaklı ekolojik ayak izimizi küçültmek için neler yapabiliriz?

  • Kırmızı et tüketimini azaltarak vegan ve vejeteryan seçeneklere daha sık yönelebiliriz. Öyle ki 1000 kg tahıl üretmek için gerekli olan arazinin tam 14 katı ile ancak 907 kilo kırmızı et üretimi yapılıyor. Ayrıca insan kaynaklı küresel sera gazlarının %9’u sadece hayvancılık faaliyetlerinde kaynaklanıyor.

  • Yerel ve yerli gıdalar tüketmeyi tercih edebiliriz. Anamur muzu yemek yerine ithal muz tercih ettiğinizde, o muz tabağınıza gelene kadar yaklaşık 11.000 km yol kat etmiş oluyor. Bu da demek oluyor ki uzaklardan gelen gıdaların karbon ayak izi son derece yüksek.
  • Mevsiminde gıda tüketebiliriz. Mevsimi olmayan gıdaları üretmek için daha fazla enerji ve girdi sarf edilmesi gerekiyor.
  • Kendi gıdamızı üretebiliriz. Bahçede, balkonda veya pencere kenarında bile kendi gıdamızı üretmemiz mümkün. Böylelikle gıdanın hem karbon ayak izi küçülüyor hem de tazeliği garanti altına alınıyor.
  • Sertifikalı, mümkünse organik gıdaları tercih edebiliriz. Organik ya da diğer sertifikalı gıdaların üretimi, konvansiyonel üretime göre doğada çok daha az etki bırakıyor. Organik, İyi Tarım, MSC, Fairtrade, UTZ gibi ülkemizde de çeşitli sertifikasyon sistemleri ile üretilen gıdalar temin edilebiliyor.

  • Tek kullanımlık ürün tüketimimizi azaltabiliriz. Her birimizin yapabileceklerine örnekleri 1guzelhareket.org sitesinde bulabilirsiniz.

Öte yandan Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği(TURYİD) ile başlatmış olduğumuz hareket de kurumsal düzeyde yapılabileceklere güzel bir örnek oluşturuyor. Bu harekete katılan restoran sahipleri, atık azaltmaya yönelik Amerikan servislerin kaldırılması, suyun sürahide servis edilmesi, tek kullanımlık şeker paketlerinin kaldırılması ve pipet kullanılmaması gibi taahhütlerde bulundu.

İçinde bulunduğumuz hassas günlerde, yeme-içme alışkanlıklarımız da değişiyor. Evlerimizde yemek pişiriyoruz, dışarıdan yemek sipariş vermek ya da bir restorana gitmek yerine evimizde yemeği tercih ediyoruz. Gıdanın değerinin farkına daha çok varıyoruz. İyi gıda ve sağlıklı beslenme tüm insanların ve tüm canlıların hakkı. Bu dönem tüm yeme-içme sektörünün ve biz bireylerin tek kullanımlık plastik ürün ve kağıt kullanımını, gıda atığını gözden geçirmesi için bir fırsat.

Aslı Pasinli

DÜNYAMIZI KORUMAK BİRLİKTE MÜMKÜN

ÇALIŞMA SAATLERİ
Pzt - Cuma 09:00 - 17:30
Cmt - Pazar KAPALI
KONUM
34420 Bahçekapı - Fatih, İstanbul
TELEFON
+90 (212) 528 20 30
E-POSTA
dunyasaati@wwf.org.tr