< GERİ DÖN

Orman Yangınlarına Karşı Alınacak Önlemler

Akdeniz iklim kuşağında yer alan Türkiye’de her yıl ortalama 2-3 bin orman yangını çıkıyor ve yaklaşık 7-8 bin hektar alan yanıyor.

Ancak geçtiğimiz yaz, tarihimizin en büyük orman yangınlarıyla sarsıldık, ve yalnızca 15 gün içinde çıkan 250’den fazla yangında yaklaşık 150 bin hektar ormanlık alanımızı kaybettik. Bu, son 20 yılda yanan alana denk.
İklim değişikliği kaynaklı sıcaklık, kuraklık ve artan insan etkisi ile yeni büyük yangın dalgalarıyla karşı karşıya kalabiliriz.

Peki yangınlara ne kadar hazırlıklıyız?

Orman yangınlarının yıkıcı etkilerinin önüne geçmek ancak #BirlikteMümkün!

Yanan her ağaç ile birlikte ormanlarımızın sunduğu biyoçeşitlilik, iklim düzenleme, toprak ve su koruma, ruh ve beden sağlığı gibi değeri parayla ölçülemeyecek birçok ekosistem hizmetinden de yoksun kalıyoruz.

Tüm Türkiye olarak şimdiden gerekli önlemleri alalım, 2022 yazını en düşük kayıpla atlatmak amacıyla, aşağıdakiler de dahil olmak üzere bir dizi eylemle harekete geçelim:

• Orman içinde ve piknik alanlarında yangına sebep olabilecek mangal yakma, sigara izmariti atma, cam ve pet şişeleri ormanda bırakma gibi davranışlardan kaçınalım, kontrolsüz ateş veya duman gibi riskli durumla gözlemlendiğinde 177 orman yangını ihbar hattına bildirelim.

• Orman Genel Müdürlüğü’nün sunduğu teorik ve uygulamalı orman yangınları eğitimine katılıp “Orman Yangınları Gönüllüsü” olma fırsatından faydalanalım.  (bilgi için: https://www.ogm.gov.tr/tr/Sayfalar/orman-yanginlari-gonullusu.aspx )

Bireysel olarak yapabileceklerimizin yanı sıra ilgili kurumlardan, orman alanlarında ve orman çevresindeki yerleşim birimlerinde, aşağıdaki aksiyonların alınmasını talep edelim:

• Bütüncül yangın yönetimi yaklaşımının benimsenmesi: yangın söndürme odağının yanı sıra yangın önleme ve yangın sonrası uygun restorasyon uygulamalarına da gerekli önemin verilmesi.

• Maden, enerji, turizm, yapılaşma gibi ormancılık dışı tahsislerle son yıllarda, ormanların bütünlüğünü önemli oranda bozan uygulamaların önüne geçilmesi.

• Orman idaresi, belediyeler, köy tüzel kişilikleri gibi farklı kurumlar/taraflar arasındaki koordinasyonun iyileştirilmesi.

• Ormanlardaki yanıcı maddelerin azaltılması, piknik alanları, yol kenarları ve ormanların çöplerden arındırılması.

• Yangın risklerine karşı, ormanlara giriş çıkışın denetim altına alınması.

• Yangın riski yüksek ormanlarda özellikle yerleşim yerlerine yakın tampon bölgelerin oluşturulması, yangına dirençli bitkilendirme çalışmalarının artırılması.

• Erken uyarı ve hızlı müdahaleyi kolaylaştıracak yeni teknolojik uygulamalar ve yenilikçi çözümlerin geliştirilmesi; yerel yangın gözetimi, istihbarat ve acil müdahale sistemlerinin iyileştirilmesi.

• Riskli bölgelerde hava araçlarıyla düzenli kontrollerin gerçekleştirilmesi.

• Coğrafyamıza uygun, yüksek kapasiteli ve etkin çalışan yangın uçağı, helikopter, hava aracı ve yangın söndürme filosunun hazır bulundurulması.

• Yangın anında hızlı ve güvenilir iletişim için, yangınlarda devre dışı kalan baz istasyonlarına karşı, yangın bölgelerindeki haberleşme ve iletişim altyapılarının daha hazırlıklı hale getirilmesi.

• Yangından etkilenen yaban hayatının korunması için gerekli önlemlerin alınması; yaban hayvanlarının tedavilerinin sağlanması; yaban hayatı konusunda uzman veteriner ağının etkinleştirilmesi.

• Orman yangınlarıyla mücadele için su kaynaklarımızın korunması; su toplama sarnıçları, çukurları, yağmur hasadı, gibi yöntemlerle su rezervleri oluşturulması; bunların birbirlerine dizel pompalar ve yanmaz yangın hortumları ile bağlanması.

• Yangın riski yüksek alanlarda yaşayan yöre halkının yangına hazırlık kapasitesini artırmak için yerel ve ulusal STK işbirliği ile yerel çözümlerin geliştirilmesi ve uygulanması.

• Ülkedeki bütün ormanların değişen iklim koşullarına uyum kapasitesinin artırılması için gerekli önlemlerin alınması; doğal yaşlı ormanların korunması.

• Son yıllarda önemli ölçüde artan odun üretiminin azaltılarak toprak koruma gibi diğer ekosistem hizmetlerinin önceliklendirilmesi.

• Tek tip ağaçlandırma yapmak yerine, yer yer orman içi açıklıkların, dere habitatlarının ve makiliklerin de bulunmasına izin verilerek habitat çeşitliliğinin artırılması.

• Yanan alanlarda ağaçlandırma çalışması yapmadan önce ekolojik yöntemlerin dikkate alınması; minimum insan müdahalesi (doğal gençleştirme) ile ormanın kendini yenileme imkanının önceliklendirilmesi, böylelikle gelecekte yangına daha dayanıklı ekosistemlerin oluşturulması.
 
 
Ormanlarımızı korumak ancak #BirlikteMümkün